24/06/2024

Ege Gazetesi

Ege'nin Haber Portalı

Neden şeker tüketmeyelim?

Çalışmalara göre kandaki yüksek glikoz seviyeleri kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını destekliyor. Kanser hücreleri normal hücrelerden daha fazla glikoza ihtiyaç duyuyor ve artan glikoz tüketimi kanserin gelişmesine ve ilerlemesine katkıda bulunabiliyor. Ayrıca Alzheimer hastalığı ile kan şekeri yüksekliği arasında bir ilişki olabileceği gösterildi. Peki şeker yemeyi bırakırsanız vücudunuzda neler oluyor?

Kandaki yüksek glikoz seviyelerinin, belirli kanser türlerini geliştirme riskinin artmasıyla ilişkili olabileceğini ve kanser hücrelerinin enerji için glikozu tercih ettiğini gösteren bazı kanıtlar vardır. Kanser hücreleri, büyümek ve bölünmek için sürekli bir besin ve enerji kaynağı gerektirir ve glikoz, vücuttaki hücreler için birincil enerji kaynaklarından biridir. Çalışmalara göre kandaki yüksek glikoz seviyeleri kanser hücrelerinin büyümesini ve yayılmasını destekliyor.

Kanser hücreleri normal hücrelerden daha fazla glikoza ihtiyaç duyuyor ve artan glikoz tüketimi kanserin gelişmesine ve ilerlemesine katkıda bulunabiliyor. Bu, özellikle meme ve akciğer kanseri gibi enerji için büyük ölçüde glikoza bağımlı olan kanserler için geçerlidir. Bahsettiğimiz şeker tatlandırılmış içecekler, kurabiye, kek ve diğer ultra-işlenmiş gıdaların yapımında kullanılan şekerlerdir. Bu şekerlerin besin değeri çok düşüktür. Kalori sağlaması dışında diyete çok az katkısı vardır. Sağlıksız kilo alımına yol açabilirler.

ŞEKER TÜKETİMİNİN PSİKOLOJİYE ETKİSİ

Tatlının hem biyolojik hem de psikolojik açıdan rahatlatıcı etkisi var. Fakat tatlının beyinde bağımlılık yaratan etkisi, şekerli besinler yenmediği zaman mutsuzluk da yaratabiliyor. Kişi genellikle rahatlamak istediği zaman hemen şekerli olan tatlı ve çikolataya saldırıp ihtiyacından çok daha fazlasını da tüketebilir. En ufak bir moral bozukluğunda gerektiğinden fazla tatlı yemek ve ardından gelen kilo alımı pişmanlık yaşamanıza neden olacaktır. Bu da tatlının anlık rahatlatıcı etkisini mutsuzluğa dönüştürecektir. Yüksek kan şekeri dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu, hafıza kapasitesi düşüklüğü ve öğrenme güçlüğü yapabilir. İleri dönemlerde ise kandaki yüksek şeker oranı ile hücre içi ile dışı arasındaki geçiş bozularak sinir dokusunda yıpranma hızlanır. Bunu önce periferik sinirler daha sonra beyin izler.

ALZHEIMER HASTALIĞI ASLINDA TİP-3 DİYABET Mİ?

Alzheimer hastalığı ile kan şekeri yüksekliği arasında bir ilişki olabileceği gösterildi. Bir çalışmada, 5000 kişi 10 yılı aşkın bir süre takip edildi ve yüksek kan şekeri olanların, bilişsel fonksiyonlarda daha hızlı kayıp yaşadığı görüldü. Bu kişiler diyabet hastalığı varlığına bakılmadan değerlendirildi, yani kan şekeri ne kadar yükselirse, zihinsel işlev kaybı da o kadar fazla oluyordu. Bir diğer çalışmada ise, diyabeti olan ve insülin tedavisi alan kişilerde Alzheimer hastalığı gelişme riskinin daha fazla olduğu bildirildi.Yüksek miktarda şeker alımı, vücutta insülin direncine yol açarak sinir hücreleri de dahil bütün hücrelere enerji yakıtının yeterince ulaşamamasına ve zamanla da ölmelerine sebep olur. Bu durum da demans riskini artırır.

ŞEKER YEMEYİ BIRAKIRSANIZ VÜCUDUNUZDA NELER OLUR?

• 1 SAAT SONRA

Günlük tükettiğiniz şeker miktarına bağlı olarak, kan şekeri seviyelerinde değişen düşüşler, terleme, titreme, sinirlilik hali, açlık ve üzüntü yaşayabilirsiniz. Bu süreçte lifli taze sebzeler, protein ve sağlıklı yağlar tüketerek bu semptomlarla başa çıkabilirsiniz.

 

 

• 1 GÜN SONRA

Şekeri bıraktıktan sonra hemen sonraki günler bu süreçte en zorlanacağınız zamanlardan biridir, baş ağrısı ve enerjide düşüş gibi bir takım belirtilerle karşılaşabilirsiniz. Fakat bu durum aslında vücudunuzun kendini iyileştirmeye çalıştığının bir göstergesidir. Şekeri tamamen kesmek bu mikroorganizmaların büyümelerine ve gelişmelerine engel olur.

• 1 HAFTA SONRA

Vücudunuz, şekeri bıraktıktan bir hafta sonra insülin seviyenizdeki bu değişimle beraber, kendini iyileştirmeye ve tedavi etmeye tam anlamıyla başlar. Vücutta ilk 72 saat içerisindeki insülin seviyesi stabil kalırsa vücudunuzda yağ depolamada yer alan diğer hormonlar da normal seviyelere gelmeye başlar. Ayrıca cildiniz pürüzsüzleşir ve yüzünüzde daha az şişkinlik olur.

• 1 AY SONRA

Bu noktada şekerin size neler yaptığını, neden sadece kilo alımına ve mantar enfeksiyonlarına yol açmadığını aynı zamanda bir bağımlılık olduğunu kesin bir şekilde anlayacaksınız. Bu süreçte psikolojik olarak kendinizi çok daha iyi hissedecek, kilo verecek ve sağlığınızın günbegün iyileştiğini fark edeceksiniz.

• 1 YIL SONRA

Bir yıl boyunca rafine şeker tüketmezseniz cildinizdeki akne, tahriş ve çizgilenmelerde ciddi bir değişim meydana gelecek. Dahası diyabet, kalp krizi ve felç gibi hastalıkların riskinde bir azalma göreceksiniz. Ayrıca yaşam kalitenizi ve süresini de artıracaksınız.